Muayene Randevusu Al Tedavi Ücretlendirmesi

Varis Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Varis Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Bu yazımızda sizlere varisin aşama aşama nasıl ilerlediğinden ve tedavi edilmez ise ne gibi sonuçlara neden olduğundan bahsedilecektir.

Toplumda genellikle hastalıklar en son aşamaya gelmeden veya dayanılmaz şikayetlere neden olmadan tedaviye başvurulmaz. Halbuki erken teşhis ve tedavinin her hastalıkta avantajları bulunmaktadır. Bu durum varis içinde geçerlidir. Erken dönemde tedavi oldukça kolayken ilerleyen aşamalarda uzun ve meşakkatli bir süreç anlamına gelmektedir.

Varis belirtileri ortaya yavaş yavaş çıkan bir sağlık sorunudur. Bu nedenle ilk aşamalarda belirti görülmeyebilir veya görülen belirtilerin dozu hafif olabilir. Ancak hastalığın aşamalarının ilerlemesi ile şikayetlerinde dozunda artış görülür. Varis hastalığından görülen şikayetler şu şekilde sıralanabilir; ağrı, kramp, kaşıntı, şişlik, ödem, kanama ve bacak yaralarıdır.

Varis Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?

Varis hastalığında ilk olarak ağrı ve kramplar görülür. Zaman içerisinde gündelik hayatı zorlaştıracak ve yürürken rahatsızlık verecek boyutlara ulaşabilir. Varislerin ilerlemesi ile bacaklarda renk değişimi, damarlara belirginleşme, kanama ve bacak yaraları gibi şikayetlerde görülmeye başlar.

Varis Aşamaları – Ceap Sınıflandırması-

Ceap sınıflandırması 1995 yılında varislerin derecelendirmesine dünyaca kabul gören bir standart getirebilmek için geliştirilmiştir. Ceap sınıflandırması sayesinde hastalarda gözlenen varisler dünyaca kabul gören bir şekilde sınıflandırılmaya başlamıştır. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15622385


C0 Varise dair herhangi bir bulgu gözlenmeyen vakıaların derecelendirilmesidir.

C1 Kılcal varislerin tespit edildiği durumlar C1 olarak sınıflandırılmaktadır. 0.5 mm ile 2 mm arası büyüklükte olan kırmızı renkli örümcek ağı görünümlü varislerdir. Sağlık sorunu olarak değerlendirilmek yerine estetik bir sorun olarak sınıflandırılır.

C2 Toplardamar genişlemesi başlangıcının tespit edildiği durumlar C2 olarak sınıflandırılır. Bu sınıfta kategorize edilen varisler şikâyete neden olanlar ve şikayete neden olmayanlar olarak gruplandırılır.

C3 C2 aşamasında tedavi edilmeyen toplardamar genişlemeleri ilerleyerek şişlik ve ödeme neden olurlar.Toplardamar genişlemeleri tedavi edilmedikçe ilerleme eğilimindedir.

C4 C3 aşamasından ilerleyen varisler C4 olarak sınıflandırılır.Bu aşamada varisler iyice ilerler ve ciltte renk değişimi, sertleşme gibi sorunlara neden olur.

C5 Kanamaya neden olan ileri dereceli varisler C5 olarak sınıflandırılır.Bu sınıfa büyük çaplı varisler dahil edilir.

C6 Toplardamar genişlemelerinin son aşamasıdır. Bu aşamada geçmesi oldukça zor olan bacak yaraları görülmektedir.

C2 sınıfında kategorize edilen varisler retiküler yani orta boyuttaki varislerdir.Bu aşamada iken tedavi edilmezler ise ilerleyerek büyük ve kalın varislere dönüşürler.  En son aşamada ise bacak ülserine dönüşürler.

C1 olarak kategorize edilen kılcallar toplardamarlar gibi zaman içerisinde genişleyerek büyük varislere dönüşmezler. Kılcallar da tedavi edilmedikçe yayılma eğilimindedir. Erken dönemde müdahale edilir ise daha küçük bir alana tedavi uygulamak gerekir.


Orta ve kalın varisler ağrı, kaşıntı, şişlik ve ödem gibi şikayetlere neden olurlar. Şikayetlerin şiddeti varisler ilerledikçe artış göstermektedir. Bu aşamada tedavi edilmez ise varisler bacak ülserine dönüşmektedir.

Bacak Ülseri

Bacak ülserinde şikayetler oldukça şiddetli bir hal alırlar. Ayrıca bölgede kan akışı sağlanamadığı için yaralar oluşur. Kan akışı olamadığı için ise yaranın kendi kendine iyileşmesi mümkün değildir. Beslenemeyen derinin kendini yenilemesi oldukça zordur. Bu nedenle tedavi için uzun ve meşakkatli bir tedaviye ihtiyaç duyulur.

Toplardamar genişlemeleri köpük, skleroterapi, lazer ve radyofrekans gibi çağdaş tekniklerle tedavi edilebilir. Varis tedavisinde en sık kullanılan ve başarı oranı en yüksek olan tedaviler köpük ve skleroterpi uygulamalarıdır. Bu uygulamalarda kullanılan etken madde damarın içine enjekte edilerek tedavi dakikalar içerisinde gerçekleştirilir. Ancak bacak ülserleri oluştuktan sonra önce yaraların tedavi edilmesi gerekir. Sonrasında varisler tedavi edilebilir.

Bacak ülserinin tedavisi ise PRP ismi verilen bir teknik ile yapılmaktadır. Uygulama için kişinin kendi kanı alınarak işlemden geçirilir. Ve kan akışı sağlanamayan bölgeye enjekte edilir. Bu sayede yaranın iyileşmesi sağlanır.

Varis tedavi edilmez ise bir enjeksiyon kadar kolay olan uygulama aylarca süren bir yara tedavisine dönüşebilir.

Varis Ülseri Nasıl Tedavi Edilir?

Varis ülserinin vücudumuzda ortaya çıkan diğer yaralar gibi kendiliğinden iyileşmemesinin nedeni bölgede temiz kan deviniminin olmaması veya yoka yakın olmasıdır. Beslenemeyen dokular kendisini yenileyemez.

Bacak yaralarının güncel olarak uygulanan tedavisi PRP uygulamasıdır. PRP uygulamasında kişinin kendi kanı alınır. Belirli işlemlerden geçirilir. Ardından yaraya enjekte edilir. Bu sayede yaranın iyileşmesi sağlanır. Süreç malesef ki varis tedavisine nazaran oldukça zaman isteyen bir süreçtir. Bu nedenle sorunun bu aşamaya gelmeden çözülmesi akıllıca olacaktır.

Bacak ülseri oluşan durumlarda önce ülserin tedavi edilmesi gerekir. Varislerin ise daha sonra tedavi edilmesi gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Eren ANĞ © 2017 Frontier Theme

Sizi Aramamızı İster misiniz?